İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

OTİZM NEDİR? BEBEKLERDE BELİRTİLER, TUVALET EĞİTİMİ …

AİLELER İÇİN OTİZM KILAVUZU

  1. OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU NEDİR?.
  2. OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU ÇEŞİTLERİ NELERDİR?.
  3. OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ NELERDİR?.
  4. ABA(APPLİED BEHAVİOUR ANALYSİS) HAKKINDA KISACA
  5. OTİZMDE REHABİLİTASYON VE ÖZEL EĞİTİMİN YERİ
  6. BEBEKLERDE OTİZM.
  7. YAŞA GÖRE OTİZM BELİRTİLERİ.
  8. 4 YAŞ SONRASI KONUŞMA OTİZMDE MÜMKÜN MÜ ?.
  9. OTİZMDE TUVALET EĞİTİMİ.
  10. OTİSTİK ÜNLÜLER
  11. ÇOCUĞUNUZ BİR DAHİ OLABİLİR!!!

1.OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU NEDİR?

Otizm spektrum bozuklukları (ASD), sosyal etkileşim zorlukları, iletişim zorlukları ve tekrarlanan davranışlarda bulunma eğilimi ile karakterize edilir. Bununla birlikte, semptomların şiddeti, bu üç temel alanda değişir.

Otizmin temel semptomlarına genellikle diğer tıbbi durumlar ve zorluklar eşlik etmektedir. Bunların da, şiddeti geniş ölçüde değişir.

Otizm, genellikle yaşam boyu devam eden bir durum olsa da, tüm çocuklar ve yetişkinler, semptomları azaltabilen müdahalelerden ya da terapilerden yararlanabilirler. Müdahaleye en kısa zamanda başlanması durumunda, otizm sendromu tamamen geçmese de daha az etki gösterir.


2.OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

YENİ TANIM

  1. HAFİF OTİZM : Karakteristik otizm belirtilerinin çok azı vardır ve hafif seyreder. Uzman desteği çocuğun sosyal becerileri için iyi olabilir.
  2. ORTA OTİZM : Karakteristik otizm belirtilerinin birçoğu vardır. Uzman desteği gereklidir ve eğer okul öncesi yaşlarda müdahale edilebilirse olumlu gelişmeler sağlanabilmektedir.
  3. AĞIR OTİZM  : Karakteristik otizm belirtilerinin birçoğu vardır. Uzman desteği gereklidir özellikle okul öncesi yaşlarda uzman desteği alınabilirse olumlu gelişmeler sağlanabilmektedir. Destek alınmazsa ileride ciddi sosyal sorunlar görülme ihtimali yüksektir.

ESKİ TANIM

  1. OTİZM : Önemli dil gecikmeleri, sosyal ve iletişim sorunları ve sıra dışı davranışlar ve ilgi alanları vardır.

  2. ASPERGER : Daha hafif otistik bozukluk belirtileri vardır. Sosyal zorlukları, sıra dışı davranışları ve ilgileri olabilir. Ancak, genellikle dil veya zihinsel engellilik sorunları yoktur.

  3. ATİPİK OTİZM(YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK) : Bu insanlar genellikle otistik bozukluğu olanlara göre daha az ve daha hafif semptomlara sahiptir. Belirtiler sadece sosyal ve iletişim sorunlarına neden olabilir. “atipik otizm” veya PDD-NOS denir.


3.OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ NELERDİR?

  • Bebekler, seslere yönelerek, parmağınızı kavrayarak ve hatta 2 ila 3 aylıkken gülümseyerek bir şekilde sizinle iletişime geçerler. Buna karşılık, otizm spektrum bozukluğu belirtileri gösteren çocukların çoğu, insanlarla iletişim zamanı güçlük çekmektedirler.

  • 8 ila 10 aylıkken, otizmli birçok bebek, isimlerine cevap vermeme, insanlara olan ilginin azalması gibi bazı belirtiler gösterirler.

  • Yürüme çağında, otizmli birçok çocuk, yaşıtları ile oyun oynamakta zorluk çeker, başkalarının eylemlerini taklit etmez ve yalnız oynamayı tercih ederler. Ebeveynlerinin öfke ya da şefkatlerine de, alışılmış yollarla tepki vermeyi başaramazlar.

  • Bakışların kenetlenmesine karşı kayıtsızlık

  • Adını söylediğinizde tepki vermemek

  • Bebek ve çocuk oyunlarına kayıtsızlık

  • Parmak ucunda yürümeye çalışmak ve tekrarlı bir şekilde sallanmak

  • Dönen nesnelere karşı duyulan aşırı ilgi

  • Konuşmada yaşanan gerilikler

  • Otizmli çocuklar, onlara şaka karışık temas edilmesi durumunda, iyi niyetli olsa da bunu ürkütücü bulabilir veya hiç tepki vermeyebilirler.

  • Olağandışı tekrarlanan davranışlar ve kısıtlı bir faaliyet alanına girme eğilimi, otizmin bir diğer temel belirtisidir.

  • Ortak tekrarlanan davranışlar, el çırpma, sallanma, zıplama ve dönme, nesneleri düzeltme ve sesleri, sözcükleri veya sözcük öbeklerini tekrarlama şeklinde görülür.


Otizm için farkındalık sembolü

4.ABA (APPLİED BEHAVİOUR ANALYSİS) NEDİR?

 

ABA ( UDA uygulamalı davranış analizi), bu davranış modelinde bilinen tekniklerin otizm belirtileri gösteren çocuk üzerindeki etkilerini inceler, bu modeldeki amaç kişiyi modele değil modeli kişiye uyarlamaktır. Bunun sonucunda uygulanan metotların çocuk üzerindeki etkileri araştırılarak değiştirilir, geliştirilir ya da uygun tepki alındıysa devam edilebilir. Olumlu davranışların geliştirilmesi amaçlanan hedef, strateji olarak belirlenir.

Uluslararası akademik yayınların işaret ettiği istatistiklere göre ABA, müfredat sürekliğinin devamına müdahale eden davranışlar sergileyen çocuklar için devlet okulu sistemlerinde çok başarılı olmuştur. Mueller, Michael M; Nkosi, Ajamu; Hine, Jeffrey F (2011). “Devlet Okullarında Fonksiyonel Analiz: 90 Fonksiyonel Analiz Özeti”


5.OTİZMDE REHABİLİTASYON VE OTİZMİN YERİ

 

İnsan sosyal bir canlı, rehabilitasyon süreçleri sadece otizm spektrum bozukluğu için değil, down sendromu, disleksi gibi özel öğrenme bozukluğu yaşayan çocuklar da ve sosyal kaynaştırma ihtiyacı olan hiperaktif ve davranış bozukluğu tanısına sahip çocuklar içinde elzem .

Fakat otizm spektrum bozukluğunda rehabilitasyon ve özel eğitim konusu diğer durumlardan farklı olarak ayrışıyor. Bu durumda sebep şu ki bebeklikten tanı alınmazsa tedavi süreçleri gittikçe zorlaşarak kişinin sosyal yaşamını çok olumsuz anlamda etkileyebiliyor. Kısaca bu konunun bebeklikten tespitinin yapılması, insanın sosyal hayata ve normal yaşantısına adapte olabilmesi için hayati öneme sahip.

Özel eğitim ve rehabilitasyon sürecine gelmeden önce, anne ve babanın bebeklerini gözlemlemesi, bebeklerin gösterdiği tepkileri inceleyerek şüphelenmeleri sonucunda bir uzmana başvurması ile aslında tedavi başlamaktadır. Anne ve babanın bazen bu durumu kabul etmekte zorlanması ile çocuk için çok değerli olan 3-4 yıl kaybedilebiliyor. Sonrasında ise daha fazla çaba ve daha fazla zaman harcanıyor ve hatta çocuk okul çağına gelip sosyal hayata adapte olmaya çalışırken bir taraftan da bu çalışmalar yapılmak zorunda kalınıyor.

  • Bu anlamda otizm spektrum bozukluğu söz konusu olduğunda çocuğun tanıştığı ilk doktor, rehabilitasyon ve özel eğitim uzmanı olmak anne ve babanın sorumluluğunda olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.

6.BEBEKLERDE OTİZM

 

Bebeğinizin davranışlarını takip ederek onun ilk doktoru, öğretmeni olmalısınız. Otizmin erken dönemde teşhisiyle tedavi edilebildiğini aklınızdan çıkarmayarak, nesnelere sabitlenme, dış uyaranlara tepkisizlik ve peekaboo tarzında ki bebek oyunlarına tepkisi istenilen düzeyde değilse derhal bir uzmana başvurunuz.


Detaylı bilgi için aşağıdaki maddeleri inceleyiniz.

7.YAŞA GÖRE OTİZM BELİRTİLERİ NELERDİR?

  • 6 aya kadar otizm belirtileri

Çok az veya hiç gülümsememek ya da diğer sıcak ve neşeli ifade eksikliği

Sınırlı veya hiç göz kontağı kurmamak

  • 9 aya kadar otizm belirtileri

Seslere, gülümsemelere ve diğer yüz ifadelerine çok az veya hiç tepki vermemek

  • 12 aya kadar otizm belirtileri

Az babıldamak veya hiç babıldamamak

İşaret etmek, göstermek, ulaşmaya çalışmak veya el sallamak gibi davranışların azlığı veya olmaması

İsmine az veya hiç tepki vermeme

  • 16 aya kadar otizm belirtileri

Çok az ya da hiç kelime kullanmama

  • 24 aya kadar otizm belirtileri

Çok az ya da hiç anlamlı, iki kelime öbekleri kullanmama (taklit ya da tekrarlama dahil değil)

  • Her yaşta otizm belirtileri

Daha önce edinilen konuşma, babıldama veya sosyal becerilerin kaybı

Göz temasından kaçınma

Yalnızlığı tercih etme

Diğer insanların hislerini anlamada zorluk

Dil gelişiminde gecikme

Kelimelerin veya cümlelerin sürekli tekrarı (ekolali)

Çevredeki küçük değişikliklere karşı direnç

Kısıtlı ilgi alanları

Tekrarlayan davranışlar

Sese, kokuya, tatlara, ışığa veya renklere karşı aşırı tepkiler.

 


8.”4 YAŞ ÜSTÜ OTİZM İÇİN, KONUŞMA MÜMKÜN MÜ?”

Konu hakkında daha detaylı bilgi vermeden önce otizm teşhisi konan her çocugun kendilerine özgü yapılarının olduğunu ve bu nedenle uygulanan startejilerin hepsinde aynı sonucu vermeyeceğinin bilinmesi gerekmektedir. Her otistik bireyin iletişim kurmayı öğrenmesine rağmen bunun herzaman sözlü olmayabileceği, görselliği de kullanarak yaşamlarını iyi bir şekilde idame ettirebilen otistik bireylerin olduğunu unutmamak gerekir. Duke Üniversitesi Otizm Merkezi Başkanı Geri Dawson ve Klinik Psikolog LaurenElder tarafından kaleme alınan makalede Otizm teşhisi konan çocukların 4 yaşından sonra da konuşmayı öğrenebilecekleri ifade edilmektedir.

Otizm tanısı alan çocukların iletişim kurmalarını sağlayabilecek 7 strateji

aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır.

  • Çocuğunuzu oyun ve sosyal etkileşime teşvik edin.Çocuklar oyunlarla öğrenmektedirler ve bu dil öğrenimini de kapsamaktadır. Karşılıklı etkileşim halinde gerçekleştirilen oyun aktiviteleri siz ve çocuğunuzun iletişim kurabilmesi için keyifli fırsatlar sunacaktır. Çocuğunuzun keyif alacağı oyunlar geliştirerek sosyal iletişim fırsatları sunabilirsiniz. Örneğin şarkı söyleyip, tekerleme oynayabilirsiniz. Oyun sırasında çocuğunuzun karşısına geçerek göz sevyesinde pozisyon alın, bu pozisyon çocuğunuzun sizi görmesini ve duymasını kolaylaştıracaktır.
  • Çocuğunuzu taklit edin. Çocuğunuzun çıkardığı sesleri ve oyun davranışlarını tekrar etmeniz onu daha fazla ses çıkarması ve iletişime geçmesi için cesaretlendirecektir. Çocuğunuzda bu sayede sizi taklit edecektir. Örneğin çocuğunuz, oyuncak arabasını sürdüğünde siz de aynısını yapın, veya arabasını bir yere çarpıştırdığında siz de aynısını yapın; ancak arabasını fırlattığında bunu tekrar etmeyin.
  • Sözlü olmayan iletişime de odaklanın. Hareketler ve göz teması dil için birer temeldir. İletişim kurarken hem vücudunuzu hem de sesinizi kullanın; ancak vucut ile ses birbirlerini eş zamanlı tamamlamalıdır. Örneğin elinizle işaret ederek bak demelisiniz veya evet derken kafanızı aşağı hareket ettirin. Çocuğunuzun hareketlerine alkışlayarak, el açarak veya kollarına uzanarak karşılık verin. Eğer bir oyuncağa bakıyorsa veya işaret ediyorsa hemen ona uzatın.
  • Çocuğunuzun konuşması için süre tanıyın. Acele etmeyin, çocuğunuzun konuşması için ona biraz süre tanıyın, hemen onu tamamlamak yerine umutlu bir şekilde bakarak motivasyonunu arttırın. Eğer herhangi bir ses çıkarır veya hareket yaparsa hemen karşılık verin. Bu, iletişim kurması için onu cesaretlendirecektir.
  • Dilinizi basitleştirin. Bunu yapmanız çocuğunuzun sizi anlamasını kolaylaştıracak ve söylediklerinizi tekrar etmesine de yardımcı olacaktır. Eğer çocuğunuz hiç konuşmuyorsa, cümleler yerine sadece kelimelerle iletişim kurmaya çalışın. Çocuğunuz bazı kelimeleri konuşabiliyorsa kelime öbekleri ile konuşun, örneğin topu at, kapıyı aç vb.
  • Çocuğunuzun ilgisini takip edin. Çocuğunuzun konsantrasyonunu bozmak yerine, onu kelimelerle takip edebilirsiniz. Örneğin oyuncak arabasını aldığında siz de araba diyerek onu kelimelerle destekleyin. Bu onun kelime-obje bağlantısını kurmasını sağlayacaktır.
  • İletişimi görsellerle destekleyin.Teknolojik yenilik ve görsel destek bazen konuşmanın önüne geçebilmektedir. Örneğin dokunmatik ekranlarda resimlere dokunarak kelime üreterek istek ve düşüncelerini ifade edebilecektir.

9.OTİZMDE TUVALET EĞİTİMİ

Son zamanlarda sıklıkla karşılaştığımız sorunların başında şüphesiz ki tuvalet eğitimi gelmektedir. Özellikle de sosyal ve sözlü iletişim kuramayan otizm teşhisi almış yavrularımız için bu sorun daha da çetrefilli bir hal almaktadır. Makalelerimiz de sık sık Temple Grandin’den örnekler vermeye çalışıyoruz, çünkü otizmin anlaşılmasına büyük katkısı olan ve dünyaya yön veren ilk 10 insan arasında gösterilen ve kendisi de bir otistik olan Temple Grandin görselliğin otistik bireylerin algısında ne denli önemli olduğunu sürekli ifade etmektedir. İlerleyen günlerde bu hususu daha detaylı inceleyeceğimizi belirterek tuvalet eğitiminde görselliğin önemine Rochester Üniversitesinden uzman psikologlar Courtney Aponte ve Daniel Mruzek’in araştırmaları ışığında değinmek istiyoruz.

Otistik çocuklar, günlük yaşam rutinlerini bozacak değişikliklere pek olumlu yaklaşmamaktadırlar. Bu durum bez bağlanması alışkanlığını da kapsamaktadır. Zaten sözlü iletişimde sıkıntı yaşayan yavrularımıza tuvalet alışkanlığı kazandırmak daha da zorlaşmaktadır. Bu gibi durumlarda yavrularımızın tuvalet alışkanlığına karşı kaygıları da artmaktadır. Autismspeaks, tuvalet eğitimi verilmesi sırasında uygulanabilecek  7 önemli stratejiyi şöyle ifade etmektedir ;

  1. Net ve basit resimler eşliğinde anlaşılır bir dil kullanın. Örneğin; uzun, komplike cümleler yerine ‘tuvalet zamanı’ gibi kısa, anlaşılır ve sempatik ifadeler kullanın.
  2. İç çamaşırı giydirmeyi geciktirmeyin. Günümüz çocuk bezleri okadar kalitelidirler ki bazen çocuklar altlarını ıslattıklarını dahi farketmezler. Çocuğunuza iç çamaşırı giydirdiğiniz taktirde ıslaklık onu rahatsız edecek ve tuvalet alışkanlığı edinmesini hızlandıracaktır.
  3. Çocuğunuz altını ıslattığında aşırı tepkiler vermeden gereken temizliği yapıp kısaca bir dahaki sefere tuvalete gitmesinin sizi memnun edeceğini belirterek konuyu kapatın.
  4. Başarıyı vakit geçirmeden ödüllendirin. Başarılı davranıştan hemen sonra verilen ödül davranışı kuvvetlendirmektedir. Görselliğin nekadar önemli olduğuna yukarda değinmiştik. Örneğin; tuvalet resminin yanına çocuğunuzun çok sevdiği bir oyuncağın resmini koyarak ve bunu da bir ok işaretiyle göstererek ve tuvaleti kullandıktan sonra ödül olarak resimdeki oyuncağı vermeniz davranışı pekiştirecektir. Burda önemli olan husus, başlarda en küçük başarıyı bile ödüllendirmenizdir. Tek bir damlasını bile tuvalete yetiştirse bu hemen ödüllendirilmelidir.
  5. Ödülü iletişim aracı olarak kullanın. Örneğin; çocuğunuz ‘’eğer çişini tuvalete yaparsan sana oyuncak araba alıcam’’ cümlesini anlamayabilir. Bu durumda çocuğunuzun başarı ve ödül potansiyelini arttırmalısınız. Evde olduğunuz bir gün çocuğunuzun sıvı tüketimini arttırın, bu durum tuvalete gitme olasılığınızı arttıracaktır ve yukarda belirttiğimiz gibi başarıyla tuvalete yetiştirilen tek bir damlayı bile hemen ödüllendirin. Tabiki birçok kazayla karşılaşma ihtimaliniz yüksek olacaktır; ancak motivasyonunuzu bozmadan kaza ve başarıları bir kaç gün süreyle not ederek tuvalet ihtiyacı periyodunu belirleyin, böylece hareket alanınızı genişletin. Birkez daha ifade etmekte fayda gördüğümüz husus ödülün hemen başarıdan sonra gelmesidir ki çocuğunuz ödülü ne için aldığını kavrayabilsin.
  6. Sözlü iletişim sağlayamayan çocuğunuzu iletişime teşvik edin. Çocuğunuzun davranışlarına dikkat edin. Bazı davranışlar tuvalet ihtiyacının geldiği işareti olabilir. Mesela çocuğunuz tuvalet kapısına bakabilir, kemeriyle oynayabilir veya telefona bir klozet resmi yükleyerek onu işaret etmesi sağlanabilir. Burada önemli olan husus çocuğunuzun dolu bir idrar torbasının nasıl bir his olduğunu anlayarak bazı işaretlerle bunu size anlatabilmesidir. İdrar torbasını boşaltmanın vermiş olduğu rahatlık doğası itibariyle bir ödül de olacaktır. Aile, bakıcı ve terapistler, çocuğun tuvaletini yapmadan hemen öncesindeki davranışlarına dikkat etmelidirler.
  7. İhtiyaç duyulması durumunda muhakkak profesyonel yardımı alınmalıdır. Vaktinde yapılan müdahaleler sonuç almanızı hızlandıracak ve kolaylaştıracaktır.


10.OTİSTİK ÜNLÜLER

  1. Albert einstein – Bilim adamı ve matematikçi
  2. Bill gates – Microsoft kurucusu
  3. Temple grandin – Hayvan bilimci
  4. Michelangelo – Heykeltraş ressam mimar şair
  5. Wolfgang amadeus Mozart – Dünyaca ünlü besteci
  6. Steve jobs – Apple kurucusu 

Diğer ünlü isimler için ilgili makalemizi inceleyiniz


11.ÇOCUĞUNUZ BİR DAHİ OLABİLİR!!!

Makalemizde bahsi geçen ünlü isimlerden de anlaşılabileceği gibi çocuğunuzun farklılıklar göstermesi onun için bir eksiklik olmayabilir. Bu anlamda otistik olan bütün çocuklar için eğer erken yaşta müdahale edilebilirse her birinin birer dahi olacağını söyleyemeyiz. Fakat en azından ”uluslararası çapta denenmiş akademik teknikler” kullanılarak sosyal olarak kendine yetebilecek bireyler haline getirilip topluma tekrardan kazandırılabilirse en azından onlara bir şans verebiliriz ve belki de insanlık tarihine bir armağan olarak kayda geçebilir…

Sevgilerle …

BAŞA DÖN

Canlı Destek