İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kadınlarda gizli otizm / Yüksek işlevli otizmde kadın erkek cinsiyet faktörü ve oranları

Kadınlarda gizli otizm; Yüksek işlevli otizmde kadın erkek cinsiyet faktörü ve oranları

Kadınlarda otizm hakkında yapılan yeni bir araştırma, kadınların otizm belirtilerini jest ve mimikleri ile gizlemek ve testleri yanıltmak konusunda daha başarılı olduğu sonucuna ulaştı.

Yüksek işlevli otizm teşhisi almış olan Polonyalı 5 ila 10 yaş arasındaki 33 kız ve erkek çocuk üzerinde yapılan bu araştırma yüksek işlevli kız çocuklarındaki gizli otizm hakkında akademik çevrelerin yaptığı büyük bir hatayı yüzümüze vuruyor olabilir.

Otizm tanımı yapılan pek çok yerde sıklıkla karşınıza çıkmıştır, erkeklerde kadınlara nazaran 4 kat fazla otizm riski bulunmaktadır. Bu yapılan çalışma bunun böyle olmadığını, kadınlarda var olan otizmi kadınların daha iyi gizleyebildiklerini çünkü daha güçlü jest ve mimik hareketleri ile otizm testlerini yanıltarak kamuflajladıkları iddia ediliyor.

Bu konuda ki testlere yapılan eleştiri de şudur ki, Örneğin, otizmli erkekler, otizmli kadınlara göre daha fazla tekrarlayıcı davranış sergiler. Bu nedenle, tekrarlayan davranış kritik tanı ölçütleri olarak kullanılırsa, otizmli kadınlar gözden kaçabilir

Bu çalışma bize; eğer ailede Otizmli bir çocuk var ise genetik geçiş sebebiyle kardeşlerin otizm ile bağına atıf yapmak ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın şüphe etmemizi tavsiye ediyor. Ayrıca çocuğa tıp doktorları tarafından otizm teşhisi konulmasa da gözden kaçabilecek detayların tespitinde rehabilitasyon merkezlerindeki özel eğitim uzmanlarının tecrübelerine başvurmak hayati önemde olabilir.

İçindekiler

  1. Otizm nedir?
  2. Yüksek işlevli otizm nedir?
  3. Kadınlarda gizli otizm
  4. Yüksek işlevli otizmde kadın-erkek cinsiyet faktörü
  5. Otizm oranları
  6. Araştırma parametreleri

OTİZM NEDİR?

Otizm genetik, biyolojik ve bazı çevresel faktörlerden etkilenen nörogelişimsel bir hastalıktır.Otizm spektrum bozukluğu olarak tanımlanması hastalığın aslında hafiften ağıra doğru giden bir aralıkta yani spektrumda hareket etmesinden kaynaklanmaktadır.

Semptomlar erken çocukluk döneminde bile fark edilebilir (genellikle 2 yaş sonrası) ve teşhis edilebilir. Bununla birlikte, sosyal talep ve gereksinimler otizmli bir bireyin sınırlı işlevsel yeteneklerini aştığında, daha sonraki yaşlarda da ortaya çıkabilirler.

Belirtileri

  • Dil konuşma ve iletişim eksiklikleri
  • Katı, tekrarlı ve takıntılı davranış bozuklukları
  • Ekolali 
  • Göz teması kurmaktan kaçınma
  • Dönen ve hareketli cisimlere karşı aşırı duyarlılık

gibi çeşitli belirtiler ile belirgin hale gelmektedir.  Çocuk yaşlarda uygulanan davranış terapileri ile tedavi edilme olasılığı yüksektir. Ancak buradaki tedaviden kasıt, genetik olarak tedavi değil olumsuz ve iletişimi bozan davranışların kontrolü sağlanarak, kişinin normal hayatına sağlıklı bir şekilde adaptasyonu olmalıdır.

Otizmin nedeni tam olarak belirlenemeyen karmaşık bir nörobiyolojik durumdur. Şimdiye kadar yapılan araştırma, çok sayıda genetik, nöroanatomik ve immün (bağışıklık, bağırsak florası) anormalliklerin yanı sıra nörotransmiter fonksiyon bozukluklarına işaret etti.

YÜKSEK İŞLEVLİ OTİZM NEDİR?

Yüksek işlevli otizm tanısı net olarak resmi makamlarca henüz kayda alınmamış olsa da sıklıkla ortalama zekanın üzerinde (IQ 75 üstü) ve sözel olarak çok belirgin otizm belirtileri göstermeyen bireyler için kullanılan bir tabirdir. Sıklıkla asperger sendromu ile ilişkilendirilmektedir çünkü asperger yeni tanıma göre otizmden sözlü iletişim yeteneklerinin sorun olmaması ile otizmden ayrılmaktadır.

Yüksek işlevli otizm, asperger sendromlu
Yüksek işlevli otizm, asperger sendromu ile sıklıkla ilişkilendirilir

Yani kişi günlük aktivitelerine devam edebilecek, insanlarla iletişim kuracak kadar zeka düzeyine sahiptir hatta yüksek zeka düzeyinden bile zaman zaman söz edilmektedir. Ancak bazı iletişim problemleri, empati sorunları, karşısındaki insanların duygularını bazen ne hissettiklerini anlayamamasından kaynaklı yaşanan sorunlar. Karşılıklı etkileşim olan diyaloğa değil, tamamen kendi düşüncelerini aktarmaya dayalı sıkıcı monoloğa dönüşen iletişim problemlerinden bahsedilebilir.

Otizm spektrum koşulları (otizm) erkeklerde kızlara göre daha sık teşhis edilir. Otizmi olan kadınlar, yalnızca erkeklerin ön yargılı otizm anlayışı nedeniyle değil, aynı zamanda kadınların kamufle olması nedeniyle de yeterince tanımlanmamış olabilir.

KADINLARDA GİZLİ OTİZM

Otizmi olan yüksek işlevli otistik kadınlar, otizmi olan yüksek işlevli otistik erkeklere göre sözel olmayan (jestler ve mimikler) iletişim biçiminde daha iyi görünebilirler bu sebepten dolayı diğer tanı özelliklerini gizleyebilir. Ergenlikte otizmi olan yüksek işlevli Polonyalı kadınlarla ilgili yakın zamanda yapılan bir araştırma gösteriyor ki otizmi olan kadınlar daha fazla öz farkındalığa sahiptir ve eksikliklerini gizlemek için daha fazla çaba sarf ederler.

Örneğin, otizmli erkekler, otizmli kadınlara göre daha fazla tekrarlayıcı davranış sergiler. Bu nedenle, tekrarlayan davranış kritik tanı ölçütleri olarak kullanılırsa, otizmli kadınlar gözden kaçabilir.Bu durum kız çocukları için yetersiz tanı veya uygun tanı konulmasını zorlaştırır. Bu olguyu incelemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Otizmli kızlar araştırma sırasında, otizmi olan erkeklere kıyasla jestleri daha canlı kullanma eğilimindeydiler.

YÜKSEK İŞLEVLİ OTİZMDE KADIN-ERKEK CİNSİYET FAKTÖRÜ

Güncel, ilginç bir teori, sosyal bağda yer alan bir nöromodülatör olan oksitosin düzeyinin kızlarda otistik özelliklerin tezahürü üzerinde koruyucu bir etki yarattığını varsaymaktadır. İkinci bir ilgili olasılık ise erkeklerde kadınlardan daha yüksek miktarlarda üretilen ve otizmi olan çocuklarda yüksek değerlerde bulunan fetal testosteron (FT) hormonuyla ilgilidir. Düşük fetal testesteron hormon düzeyinden dolayı kızlarda, otistik özelliklerin görülme sıklığı üzerinde olumlu bir durum yaratabilir. Bir dereceye kadar, bu teoriler otizmli erkek çocuklara kıyasla otizmli kız çocuklarının otistik özelliklerin neden daha az olduğunu açıklayabilir. Sonuç olarak, kızlar uygun şekilde teşhis edilemeyebilir veya daha geç bir yaşta otizm teşhisi konulamayabilir, bu da yakın zamanda Polonyalı otizmli ergenlerin yüksek işlevli otizm üzerine yapılan araştırmada bildirilmiştir.

Otizm teşhisi için kullanılan Otizm Teşhis Gözlem Çizelgesi otizmli kız çocuklarının pek çok özelliğini içermeyen ve otizmi olan erkekler için tipik olan fenotipe dayalı olarak geliştirilmiştir. Özellikle sosyal ve iletişim alanlarını hedefleyen puanlarındaki olası cinsiyet farklılıkları henüz değerlendirilmemiştir. Otizmdeki testler, ağırlıklı olarak erkeklerde otizmi tanımlamaya yönelik ön yargılı olabileceği düşünülmektedir.

OTİZM ORANLARI

Otizm spektrum bozukluğu (otizm) toplumda %1 görülmektedir. Erkeklerde kızlara göre daha sık teşhis edilir ki erkeklerde görülme sıklığının kız çocuklarına göre 4 kat olduğu düşünülmektedir. Ancak son yirmi yılda yapılan araştırmalar, erkek egemenliğinin azaldığı bir eğilim göstermektedir. Son araştırmalar bu oranın daha düşük olabileceğini gösteriyor (yaklaşık 2,5 kat).

Bu otizm oranlarındaki istatistiksel  değişim, tıp uzmanlarının ve tanı koyucu uzman eğitimcilerin daha iyi bilgi ve gelişmiş teşhis becerilerinin yanı sıra, revize edilmiş teşhis araçları ve kriterlerinin gelişimine bağlanabilir. Kız çocuklarına erkek çocuklarına göre daha az otizm teşhisi konur, bundan dolayı kız çocuklarında daha az test yapılmakta ve durum bir kısır döngü halini alarak tespit ve kız çocuklarında görülme sıklığı konusunda hataya düşülmesine sebep olabilmektedir.

ARAŞTIRMA PARAMETRELERİ

Bu araştırma otizm veya yüksek işlevli otizm olan 33 Polonyalı kız ve erkek çocuk ve ayrıca ailelerinden oluşan bir grupta, çocukların gözleri ve yüzlerini bilgisayarlı gözlem sensörleri ile tarayarak mimikleri, göz ve yüz hareketlerini izleyerek, otizm spektrum bozukluğunu anlamaya çalışan bir araştırmadır.

Kadınlarda otizm, yüksek işlevli otizmde erkek kadın cinsiyet faktörü
Kadınlarda gizli otizm hakkında bildiklerimizi sorgulayan bu çalışma düşündürücü gerçekten

Otizmli tüm çocukların otizm puanlarının yüksek olmasından dolayı, grupta otistik özelliklerin varlığı doğrulandı. Ebeveynler tarafından bildirildiğine göre, otizmli erkek çocukların mevcut iletişim becerileri, otizmli kızlardan önemli ölçüde daha iyiydi. Bununla birlikte, hem otizmli kızların hem de otizmli erkek çocukların yaşam boyu sosyal ve iletişim yetenekleri gelişti. Erkeklerde stereotipik (yineleyici veya takıntılı bazı hareketler) davranışların sayısı yaşam boyu önemli ölçüde azalırken, otizmli kızlarda benzer bir düzeyde kalmıştır.Otizmli kızlar, yüz testinde otizmli erkeklerden çok daha fazla hata yaptılar.

Konu ile ilgili uzman özel eğitimci ve rehabilitasyon merkezleri ile görüşmeniz faydalı olabilir.

Kaynak

Otizm ile ilgili detaylı bilgi destek talebi için ilgili numaralardan iletişime geçebilirsiniz.

Derin Çocuk’tan sevgilerle…

ANA SAYFA

İlk yorum yapan siz olun

Call Now ButtonCanlı Destek
%d blogcu bunu beğendi: